İş ahlakının ilk kuralı emeğe ve  kişiye saygıdır!

İş ahlakının ilk kuralı emeğe ve kişiye saygıdır!

Londra’da penceremden, düşen kar tanelerini izlerken yazdım ben bu yazıyı. Yazmıyacaktım ama malesef başıma hayal edemeycegim kadar tuhaf ve manasız şeyler gelince yazmadan duramıyorum. Tabi ben bunu paylaştım kendime yakın olan insanlarla. Geçen hafta Turkiye’den bir akademisyen benim bölüm başkanıma yazıp bir konferans sitesinde benim hakkımda yazılan bir CV’yi doğrulatmaya calıştı. Tabi bölüm başkanımız şok oldu, çünkü biz kişiye ait bir bilgiyi direk o kişiye sorarız, diğer yol bizim için etik dışıdır. Bu hakkı kendinde nereden bulduğunuda anlamiş değilim doğrusu. Ben bir çocuk değilim. Neyse yazdık bu beye, bölüm başkanımı da ekledim emaile, ama bölüm başkanımız sonra bana ‘beni eklemen gereksiz, sizinle ilgili, siz cevap verin, bir yardıma ihtiyacınız olursa bana söyleyin’ dedi. Ben bu beye bu soruyu bölüm başkanıma sorma sebebini sordum, yani bana da sorabilirdiniz dedim. Ünvanımı da açıkladım. Benim UCL’de öğretmen eğitimi fakültesinde (biz de bu PGCE olarak geçer) Computing alanının başı olduğumu ve bu alanla ilgili dersleri hazırlayıp öğrettiğimi söyledim. Ekibimde benim dışımda 3 kişi vardir. Ama ona TR’de direk Computing olmadığı icin bazı insanların eğitim teknolojisi, bazılarının eğitim ve öğretim teknolojisi, bazılarının da Computer instructional technology vs kullandığını söyledim. Yani Computing kelimesini sanırım farklı anlıyor insanlar. Biz de bölüm başkanı olmak için DR veya farklı ünvan gerekli değil. Deneyimimize bakıyorlar. Bizim yönettiğimiz alanlar bizim iş baslıgımızda yer almaz. O bizim görevimizdir. Ben hem Computing bölümünü idare ediyorum hem de master düzeyinde öğrenme ve öğretme pedagojileri dersleri veriyorum. Zaten bu önemsiz. Neticede konuşmalarımdan, kitaplarımdan, internetdeki paylaşımlarımdan herkes biliyor ki ben bu alanda calışıyorum. Ben dünyanın en iyi üniversitelerinden birinde çalışırken bile burnum havada değilken, bu beyin bu kadar hırsa bürünmesinin sebebini anlamadım. Yani bir akademisyen...
Kodlama: Geleceğin yol haritası… Güzergah ne olmalı?

Kodlama: Geleceğin yol haritası… Güzergah ne olmalı?

Payitaht Abdülhamid dizisini izlerken aslında çizilen güzergahların bir ülkenin geleceğini nasıl etkileyebileceğini daha da bir düşündüm. Tabi ki güzergah çizmeden önce, bunu etkileyen faktörlerden biraz bahsetmek yerinde olur diye düşünüyorum. Simdi sizlerle 2030 yilina gidelim. Acaba nasıl bir dünyaya uyanacağız, tabiki dünyayı yoketmediysek. Diyelim ki emekli oldunuz, harika bir kariyeriniz oldu, mükemmel bir öğretmendiniz. Ama tabi yaşlandıkça hafızanız ile ilgili sorunlar yaşamaya başladınız. Ama cok şanslısınız çünkü artık 2030 yılında ‘Memory augmentation surgeon’ yani ‘hafiza artirma cerrahlari’ var. Hiç üzülmenize gerek yok. Hastahanedesiniz, ameliyata alınacaksınız. Hafiza artırma cerrahı da geldi, size glümsüyor, şöyle bakıyorsunuz, size tanıdık geliyor. Ah hatırladınız, bu cerrah sizin ilkokuldan öğrenciniz. O an kafanıza bir düşünce geliyor, ben bu cocuğa bu ameliyatı basarıyla gercekleştirmesi için her şeyi öğrettimmi diye soruyorsunuz kendinize. Cevap anında aklınıza geliyor. Sizin hatırladığınız kadarıyla siz bu cocuğa bu tür şeyler öğretmediniz. Hastaheneden kaçmak istiyorsunuz, ama artık cok geç. Tabi bu bir hayal degil aslında, 2013 yılında MIT, University of Southern California, North Carolina’s Wake Forest University ve bir kaç universite daha hafıza cihazlarının insan beynine nakledilebileceği açıklamasını yaptıydılar. Şimdi 2030 yılında görülmesi mümkün diğer mesleklere de bakalım: Digital architect Firmaların ürün satış reklamları için sanal binalar dizayn eder Bu zaten günümüzde de var. Second Life denilen sanal dünyada bir çok firmanın şubelerini ve reklamlarını bulmak mümkün. Body part maker: Atletler ve askerler için canlı vücut parçaları oluşturur. Bunun da örneklerini bugün görmek mümkün. Nano-medic Hastanin sağlık durumunu izleme ve kendi ilaçlarını hazırlaması için küçük implantlar oluşturur. Eşim kalp krizi geçirdikten sonra onun kalbine implant taktılar. Bu implant ile onun kalbini hastahaneden direk izleyeyebiliyorlar. Hatta geçen hafta kalbi 4 saniye durmuş, anında hastaheneye...
International Journal of Computer Science Education in Schools (IJCSES)

International Journal of Computer Science Education in Schools (IJCSES)

Call for Papers International Journal of Computer Science Education in Schools (IJCSES) is a double-blind peer reviewed, open access online journal. The main objective of IJCSES is to develop a research network in teaching and learning in Computer Science Education in schools and related topics through high-quality research that focuses both theory and practice. This would enable academics and educators who are interested in research about theoretical developments in Computer Science Education to access most recent studies. The network would also provide a communication point for teachers who are interested in engaging in research projects, but not feeling confident. Topics of interest include but are not limited to: Computer Science Education Computing Theory of computation Programming language theory Algorithms and data structures Psychology of Computing Computational Thinking Teacher Training in Computer Science Programming theory Creativity and Computing Artificial Intelligence Computer graphics and virtual reality Computer Game Design in schools Text based coding Visual coding Teacher research in Computing The journal welcomes studies from diverse research orientation. Studies that are based on qualitative data, such as case studies and historical analysis, are equally highly regarded as studies based on quantitative data. IJCSES is inviting papers for Vol. 1 No. 1 which is scheduled to be published on October 31, 2016. Last date of submission: September 30, 2016. Registration and login are required to submit items online and to check the status of current submissions. For more information, visit the official website of the journal www.ijcses.org With thanks, Editors: Yasemin Allsop Dr. Sue...
Programcılık öğretecek öğretmenlerin eğitilmesi konusunda İngiltere’deki uygulamalardan alınacak dersler

Programcılık öğretecek öğretmenlerin eğitilmesi konusunda İngiltere’deki uygulamalardan alınacak dersler

2013 yılında yeni ‘Computing’ dediğimiz teknoloji eğitimi müfredatı yayınlandığı zaman, herkesin kafasında aynı soru vardı; okullar bu programı 2014 yılından itibaren uygulamak için hazır olabilecekler mi? Bu müfredat ile programcılık 6 ile 14 yaş arası zorunlu ve 14 ile 18 yaş arası ise seçmeli ders oldu. Bu yıl ICT dersleri de tamamen liselerden kaldırıldı ve liselerde sadece programcılık dersleri müfredata dahil edildi. Biz ICT derslerinin de liselerde bir seçenek olarak kalması taraftarı idik ama maalesef hükümet bizimle aynı fikirde değildi. Tabi ki müfredat hazır, ancak müfredat 4-5 paragraftan ibaret. Peki bu müfredatta yazılı öğrenme hedeflerinin öğrencilere ne şekilde hangi aktivitelerle öğretileceğine kim karar verecek? Öğretmenleri, özellikle hayatında hiç kodlama yapmamış olan öğretmenleri kim nasıl hazırlayacak? Ya okulun teknolojik altyapısı bu müfredatın gereklerine göre nasıl tasarlanacak? Başlangıçta kafamızı kurcalayan bir çok soru vardı. Eğitimciler bunun sadece müfredatın değiştirilmesi ile olmayacağının farkında idi ancak herkes milli eğitim bakanlığının alacağı tavrı beklemeye başladı ve sonunda beklenen haber geldi. ‘Computing at School’ denilen gönüllü eğitimciler tarafından kurulan; Microsoft, Google ve BCS (İngiliz Bilgisayar Bilimleri derneği) tarafından desteklenen grup, öğretmenleri eğitme görevini üstlendi. Bu hepimizi çok sevindiren bir haberdi, özellikle bu grup bizim gibi eğitimcilerden oluştuğu için ve hiç bir maddi hedefleri olmadığı için hepimizin saygısını kazanmıştı. Eğitim modeli de çok basitti; Programcılık alanında ‘master teacher’ denilen lider öğretmenler yetiştirmek. Bu öğretmenler de aldıkları eğitim sonrasında kendi bölgelerindeki öğretmenler için atölyeler yapmakla yükümlü idiler. Ben CAS’ın yetiştirdiği ilk lider öğretmenlerden biriyim, hatta okulumuz bu konuda çok başarılı olduğu için İngiliz hükümeti tarafından, ‘Programcılık alanında mükemmel örnek okul’ ödülüne layık görüldü. Tabi burada okul hakkında biraz bilgi vermek lazım. Bu bir devlet okulu idi ve...

Kodlama eğitimi neden ilkokuldan itibaren zorunlu olmalı?

Bir kaç gün önce sayın Sanayi Bakanı Fikri Işık güzel bir haber paylaştı. Kodlama derslerinin orta okul ve liselerde zorunlu olacağını söyledi. Beni çok sevindiren ama aynı zamanda çok da düşünderen bir haber. Sebeplerine gelince: Birincisi; çocukların ilgi alanları erken yaşlarda edindikleri deneyimlerle şekillenir. Bu deneyimler öyle önemlidir ki ileride meslek seçimlerinde dahi etkili olur. Dolayısıyla çocuklara hem okul hem okul dışında edindirdiğimiz deneyimler, kazandırdığımız beceriler onların geleceklerini doğrudan veya dolaylı yoldan etkileyecektir. Bugün iş gücündeki yetersizlik bu konuya daha da önem vermemize sebep olmuştur. Avrupa topluluğu’nun web sayfasında geçen hafta yayınlanan makalede 2020 yılı itibariyle, 825,000 ICT bilgi ve becerisi gerektiren doldurulmamış iş ilanı olacağı belirtilmiştir. Ayrıca ICT ile ilgili alanları üniversitede seçenlerin sayısının 2006-2013 yılları arasında % 13 oranında azaldığı yazılmıştır. (https://ec.europa.eu/digital-agenda/en/skills-jobs ) Figür 1: AB dijital beceriler analizi İngiltere’ye baktığımız zaman durum daha da vahimdi. 2013 yılında Ian Livingstone tarafından yazılan raporda IT alanında 100,000 doldurulmamış iş ilanı olduğu ve üniversitelerde bilgisayar bilimleri alanını tercih edenlerin sayısının yüzde 60 oranında azaldığı yazılmıştır. Öyle ki İngiltere IT ile ilgili meslekleri çalışma izni verilecek meslekler listesine koymuş, diğer ülkelerden bu alanda çalışacak göçmen kabul etmiştir. 2013 yılı itibariyle Hindistan ve Çin’de yüzbinlerce, Polonya’da 40,000 bilgisayar bilimleri ile ilgili bölümlerden mezun kişiler var iken, İngiltere’de sadece 7,434 kişi bu bölümlerden mezun olmuştu. Son olarak O2’nun geçen yıl yapmış olduğu araştırmaya göre 2020 yılı itibarıyla Birleşik kırallıklar’da 2.3 milyon teknolojik bilgi ve becerilere sahip çalışana ihtiyaç duyulacaktır. İngiltere’de teknoloji müfredatının yenilenmesinin sebeplerinden biri budur. Çocuklara teknolojiyi kullanmanın yanı sıra nasıl çalıştığını öğretme ve kodlama derslerine ağırlık verilmesinin sebeplerinden biri bu ekonomik sorunlarla ilgilidir.   Figür 2: Microsoft UK Bilgisayar bilimleri...